LOVESTANBUL: ERGUVAN RENKLERİYLE DONANMAK


Morun açıklı koyulu bütün tonları Boğaziçi’nin iki yakasını sardığında artık hem yeryüzüne hem de ruhlara bahar gelmiş demektir. Eski yüzyıllarda asillerin giydikleri renk olarak bilinen mor, erguvan ağaçlarıyla İstanbul’un asaletini ortaya çıkarmak için çiçekler halinde dalgalanıyor toprağa. Sadece kısa bir süre için de olsa İstanbul, üzerinde bu en güzel elbisesi, kemer olarak Boğaziçi, bir akşam yıldızı gibi parıltılarını gönderiyor evrene. Erguvan çiçekleri kaybolurken geride bir özlem bırakıyor.

Reklamlar

KENDİNİ İFADE ET, SERGİLENSİN


Aidiyet. Kimlik. Varoluş. Rüya. Günümüz toplumunda birçok insan bu konularla ilgili olarak kendisini dışa vurma ihtiyacı duyuyor. İfade festivali/Words Up projesi de bu kavramlarla ilgili bilinçaltında yer alan his, düşünce ve imgeleri fotoğraf, video, illüstrasyon, grafik, resim, kolaj, pop-art, poster, stencil, kısa film veya animasyon yoluyla insanların aktarmalarına imkân sağlayan bir proje. Düzenleyenlerin tabiriyle “psikolojik bir kusma klübü.”

İstediğiniz dalda çalışmalarınızı 30 Haziran tarihine kadar gönderebilirsiniz. Seçilen eserler bir güncel sanat merkezinde sergilenecek, ayrıca bir DVD’de toplanıp güncel sanat merkezleri, üniversitenin ilgili bölümleri ve alternatif mekanlarda yer alacak, medyaya sunulacak. Ayrıca internet üzerinden indirebilir bir versiyon da hazırlanacak.

Ayrıntılı bilgi ve katılım koşulları için:

http://wordsup.carbonmade.com/

YETEEEEEER!


Claudia Schiffer’ın 3. çocuğu dünyaya gelecekmiş. Bunu kutlamak için de Alman Vogue’a kapak olmuş. Hamile ve çıplak. Tıpkı 1991′de Demi Moore’un yaptığı gibi. Tıpkı ondan sonra 500 milyon ünlünün yaptığı gibi. Fotoğrafı da Karl Lagerfield çekmiş. Demi Moore bu pozu verdiğinde büyük olay olmuş, yer yerinden oynamıştı, gazeteler günlerce yazmıştı. (Bizde de büyük ilgi görmüştü çünkü ülkemize özel televizyonun gelmesiyle nihayet ekranda dansöz seyredebilmeye başladığımız günlerdi) Belki o dönem için olay yaratacak bir şeydi bu, çünkü daha önce kimse yapmamıştı, çünkü internet yoktu ve hamile görmek isteyen insanlar yakın çevresindeki bayanların hamile kalmalarını beklemek zorunda kalıyordu, çünkü hamile erkek ancak filmlerde romanlarda rastlanan bir şeydi, ama şimdi o fotoğrafta Demi Moore’un karnının içinde olan kişi 19 yaşında yani bu olay “biraz” eskidi. Artık sıkıyor, bayıyor. Hamile poz vermek yaratıcı değil. Hamile-poz-vermek-yaratıcı-değil! Lütfen başka bir fikir bulun.

ÇEKİRDEKLER TOPRAĞA!


Bir süre önce posta kutumda bir mail buldum. TEMA Vakfı bir kampanya başlatmış. Buna göre yediğimiz meyvelerin çekirdeklerini çöpe atarak heba etmememiz gerekiyormuş. Çünkü meyve çekirdeklerinin yaklaşık yarısı filizlenip meyve ağacına dönüşebiliyor. Dünyaya yeni ağaçlar kazandırmak için, onları toprağa (yerin 10 cm altına) gömüyoruz. “Gömme imkânımız yoksa” (Tercümesi: etraftakilerin tuhaf tuhaf bakmalarından etkilenecek kadar hassas ve kırılgansak ya da elalemin apartmanının bahçesine dalıp toprağı kazıp çekirdekleri ekecek medeni cesarete sahip değilsek) toprak olan herhangi bir yere atıyoruz. Bunu yaparken etrafı kirlettik diye endişelenmiyoruz çünkü çekirdekler doğadan direk geldikleri için çöp kategorisine girmiyorlar. Aslında aklıma yatmadı değil, nitekim çarpık ya da düzgün olsun inşaatların hız kazandığı günümüzde olan yeşil alanlara oluyor, dolayısıyla çevremizin yeşillenmesine biraz katkıda bulunabilirsek ne âlâ.

İşte bana gelen mail:
Devamı

UFOLAR DÜNYAMIZI İSTİLA EDİYOR MU?


Son zamanlarda basında yer alan UFO haberlerinin sayısında gözle görülür bir artış var. Gerek yayınlanan UFO haberleri, gerek video paylaşım sitelerine, bloglara konulan UFO gözlem videoları, Gülse Birsel ve Ahmet Altan dahil olmak üzere giderek daha fazla sayıda insanın UFO gördüğünü söylemesi oldukça dikkat çekici. Sadece UFO haberlerinin sayısının arttığı için değil, ayrıca 2012 yılına iyice yaklaştığımız için UFOlar ve içindeki uzaylılara karşı insanların ilgisi giderek artıyor. Nasıl artmasın ki? 2012’yle ilgili milyon teori var. Bu teoriler dünyamızın yakınından geçeceği söylenen Marduk/Nibiru kod adlı bir gezegenle başladı, foton kuşağı, güneş patlamaları derken dünyamızı istila etmeye hazırlanan uzaylılar söylentisiyle devam etti. X Files dizisinin gerçeğini yaşar olduk, bir Mulder veya Scully bekliyoruz ki ortaya fırlayıp durumu aydınlatsın. Tabii basında UFO haberlerinin de -nedense özellikle yaz aylarında- artmasının payı oldukça büyük. Birçok insan UFO görmek istiyor, bunu inkâr edemeyiz. Evrende yalnız olmamak, başka dünyalar tanımak, gökyüzünde uçan yuvarlak bir şeyler görerek eşe dosta anlatmak, mümkünse filme alıp seyretmek seyrettirmek, dünya dışı canlılarla kanka olup hava atmak istiyor. UFO gözlemini adeta meslek edinenlerin sayısı da az değil. Teleskopu kurup geceleri saatlerce kafalarını havaya kaldıranlardan tutun da Nevada’da kamp kuranlara kadar binlerce insan, ticari zekası iyi birinin değerlendirmek isteyeceği kadar önemli bir pazar oluşturmuş durumda. Devamı

Hello world!

Welcome to WordPress.com. This is your first post. Edit or delete it and start blogging!