ÇEKİRDEKLER TOPRAĞA!


Bir süre önce posta kutumda bir mail buldum. TEMA Vakfı bir kampanya başlatmış. Buna göre yediğimiz meyvelerin çekirdeklerini çöpe atarak heba etmememiz gerekiyormuş. Çünkü meyve çekirdeklerinin yaklaşık yarısı filizlenip meyve ağacına dönüşebiliyor. Dünyaya yeni ağaçlar kazandırmak için, onları toprağa (yerin 10 cm altına) gömüyoruz. “Gömme imkânımız yoksa” (Tercümesi: etraftakilerin tuhaf tuhaf bakmalarından etkilenecek kadar hassas ve kırılgansak ya da elalemin apartmanının bahçesine dalıp toprağı kazıp çekirdekleri ekecek medeni cesarete sahip değilsek) toprak olan herhangi bir yere atıyoruz. Bunu yaparken etrafı kirlettik diye endişelenmiyoruz çünkü çekirdekler doğadan direk geldikleri için çöp kategorisine girmiyorlar. Aslında aklıma yatmadı değil, nitekim çarpık ya da düzgün olsun inşaatların hız kazandığı günümüzde olan yeşil alanlara oluyor, dolayısıyla çevremizin yeşillenmesine biraz katkıda bulunabilirsek ne âlâ.

İşte bana gelen mail:
Devamı

Reklamlar

BEYONCE YENİ KLİBİYLE ŞAŞIRTTI


Geçtiğimiz aylarda Beyoncé, son turnesinin ardından tam altı aylık bir ara vereceğini, bu süre boyunca gezip tozacağını, sinemalara tiyatrolara gideceğini belki de şunun dersi bunun kursu gibi etkinliklere katılacağını açıklamıştı. Bu açıklamanın ardından hayranları ‘biz bu altı ayın geçmesini nasıl bekleyeceğiz’ deyip –kendi deyimleriyle- Beycession’ı* atlatmanın çarelerini düşünürken, Beyoncé hepimize bir sürpriz yaptı ve son albümü “I am…Sasha Fierce”ın bonus şarkılarından “Why don’t you love me”ye bir klip hazırladı. Apar topar hazırlanan klip gene aynı şekilde apar topar yayına sürüldü ama hiç de aceleye getirilmiş gibi görünmeyen bir çalışma. Devamı

CHRISTINA AGUILERA’NIN SON VİDEOSU ORTALIĞI KARIŞTIRDI!

>
Christina Aguilera, uzun bir aradan sonra çıkarmaya hazırlandığı yeni albümü “Bionic”le bomba etkisi yaratacak bir geri dönüş yapmak istediğini her fırsatta belli ediyor. Albümden ilk çıkış şarkısı “Not Myself Tonight”a çekilen video, sado mazo, lezbiyen ilişki ve daha bir çok unsurla Christina’nın bu amacına fazlasıyla hizmet ediyor. Aslında Christina’yı yakından takip edenlerin bu içeriğe fazla şaşırdıkları söylenemez. Devamı

BEYONCÉ OLAMAYAN YÜZLERCE STAR MAĞDUR OLUYOR


2003 yılının birbirinden güzel bahar ve yaz günleri birbiri ardına hızla ve neşeyle akıp gidiyorlardı… Yapraklar filizlenmiş, çiçekler açmış, kuşlar cıvıl cıvıl ötüyorlardı… Buradan çok uzaklarda, okyanus ötesinde müzik dünyasının kalbinin attığı yerlerde, piyasada belli bir yer edinmiş bazı genç şarkıcılar yeni albümlerinin heyecanını yaşıyorlardı. Ashanti, ikinci albümü “Chapter II” için daha seksi bir imaja bürünerek daha iddialı gelmiş, Mya “Fear Of Flying”deki başarısını tekrarlamak amacıyla “Moodring”i hazırlamıştı. Britney Spears da “In The Zone” albümü için günlerini stüdyoda umut içinde geçiriyordu. Hepsi de muhteşem bir geri dönüşe, müzik dünyasını yeniden sarsmaya hazırlanıyordu. Gene gazeteler, dergiler, siteler onlardan bahsedecek, yedip içtiklerine kadar her detayı ayrıntılarıyla yazacak, kendileriyle röportaj üzerine röportaj yapacaklardı. Starlığın keyfini alabildiğince yaşamaya devam edeceklerdi.

Bu sırada Kelly Rowland adında Houston, Texas’lı siyahi güzel bir kadın, uzun yıllar boyunca grubu Destiny’s Child’la çalıştıktan sonra, solo kariyerine adım atmanın sevincini yaşıyordu. Dile kolay, 6 yıl boyunca grubunda solistlik yapmıştı, ama grubun ana solisti yakın arkadaşı Beyoncé’ydi ve Kelly, kariyeri boyunca hep onun gölgesinde kalmıştı. Herkes Beyoncé’yi konuşurken kendisinin adını pek hatırlayan yoktu. Zaten bu pop gruplarında bir iki kişinin grubun geri kalanından daha ön plana çıkması durumu hep yaşanmamış mıdır? Neyse ki 2002 yılı, onun için bu kısırdöngünün biraz olsun kırıldığı bir yıldı… Yeni parlayan hip hop yıldızı Nelly ile yaptıkları düet, “Dilemma”, haftalarca Billboard’da bir numarada kalmış, ilk albümü “Simply Deep” bütün eleştirmenler ve hayranlardan övgüler almıştı. Artık Destiny’s Child, Beyoncé’nin grubu diye anılmayacaktı… Beyoncé ve Kelly’nin grubu diye anılacaktı… Ama… Devamı

80LER MODASI: RÜKÜŞ VE ŞIK, ÇİRKİN VE GÜZEL, BERBAT VE ÇARPICI

Bundan birkaç sene önce http://www.80ler.com sitesi için 80ler modası üzerine bir yazı yazmıştım. O zaman da -moda alanında sınırlı kalmamak kaydıyla- bir 80lere dönüş trendi vardı. Zaten 1997-1998 kış sezonundan beri zaman zaman modada 80lere geri dönüş yaşanıyordu. Ama günümüzde de 80lere dönüş moda alanında yoğun bir şekilde varlığını hissettirince bu yazının ara sıra güncelleştiğine … Okumaya devam et

UFOLAR DÜNYAMIZI İSTİLA EDİYOR MU?


Son zamanlarda basında yer alan UFO haberlerinin sayısında gözle görülür bir artış var. Gerek yayınlanan UFO haberleri, gerek video paylaşım sitelerine, bloglara konulan UFO gözlem videoları, Gülse Birsel ve Ahmet Altan dahil olmak üzere giderek daha fazla sayıda insanın UFO gördüğünü söylemesi oldukça dikkat çekici. Sadece UFO haberlerinin sayısının arttığı için değil, ayrıca 2012 yılına iyice yaklaştığımız için UFOlar ve içindeki uzaylılara karşı insanların ilgisi giderek artıyor. Nasıl artmasın ki? 2012’yle ilgili milyon teori var. Bu teoriler dünyamızın yakınından geçeceği söylenen Marduk/Nibiru kod adlı bir gezegenle başladı, foton kuşağı, güneş patlamaları derken dünyamızı istila etmeye hazırlanan uzaylılar söylentisiyle devam etti. X Files dizisinin gerçeğini yaşar olduk, bir Mulder veya Scully bekliyoruz ki ortaya fırlayıp durumu aydınlatsın. Tabii basında UFO haberlerinin de -nedense özellikle yaz aylarında- artmasının payı oldukça büyük. Birçok insan UFO görmek istiyor, bunu inkâr edemeyiz. Evrende yalnız olmamak, başka dünyalar tanımak, gökyüzünde uçan yuvarlak bir şeyler görerek eşe dosta anlatmak, mümkünse filme alıp seyretmek seyrettirmek, dünya dışı canlılarla kanka olup hava atmak istiyor. UFO gözlemini adeta meslek edinenlerin sayısı da az değil. Teleskopu kurup geceleri saatlerce kafalarını havaya kaldıranlardan tutun da Nevada’da kamp kuranlara kadar binlerce insan, ticari zekası iyi birinin değerlendirmek isteyeceği kadar önemli bir pazar oluşturmuş durumda. Devamı

YEŞİLÇAM AŞKLARI VE GERÇEKLER


“Sana bir an önce kavuşmak. Bütün düşüncem, bütün tutkum bu. Her an aklımdasın. İkimize ait rüyalar içindeyim sevgilim. Gökte, samanyolunun altın pırıltısında, yıldızlarla dolu bir yolda, el ele mutluluğa yürüyoruz.”

Orhan Aksoy’un yönettiği, Safa Önal’ın senaryosunu yazdığı “Kaderimin Oyunu” adlı filmde Tarık Akan’ın Hülya Koçyiğit’e söylediği bu cümleyi günümüzde İstiklal Caddesi’nde bir barda masada oturan sevgililerin birbirlerine -aynen bu şekliyle- söylediklerini duymak, elbette mümkün değil. Hele bu sözleri cep telefonuyla sms olarak göndereceklerini aklımıza bile getiremeyiz. Ne var ki, eski (diyelim ki 1975 öncesi) Türk filmlerine baktığımızda, aşkın böyle şiirli cümlelerle ifade edilmesine sıkça tanık oluyoruz.
Devamı

Hello world!

Welcome to WordPress.com. This is your first post. Edit or delete it and start blogging!